AltYazı dergisinden ; 2-6 Martta Ankara'ya gelecek If Bağımsız Filmler Festivali üzerine , bakılmadan geçilmemesi gerekenler :
Anahtar Deliği (Keyhole)
Yönetmen: Guy Maddin
Mafya babası Ulysses Pick evinde genç bir kızın cesedi ve elleri kolları bağlı genç bir adamla karşılaşır. Evde dolaşarak karısını bulmaya çalışan Ulysses’in yolculuğunu epik bir dille anlatan Maddin, Anahtar Deliği’nde yine sessiz sinema estetiğiyle gerçeküstücülüğü bir araya getiriyor. Yönetmenin sıkı takipçileri zaten kaçırmayacaktır. Sinema salonunda henüz bir Maddin filmi izlemeyenler için ise eşsiz bir deneyim olacağı kesin.
Ayakta Ölmek (Morir de Pie)
Yönetmen: Jacaranda Correa
Ayakta Ölmek, Meksika’da yaşayan transseksüel Irina Layewska’nın yaşam öyküsünü, anlatıyor. Irina’nın çocukluğuyla başlayan belgesel, devrimci mücadeleye katıldığı sürece kadar uzanıyor. LGBTT bireylerinin hakları için mücadele eden Irina’nın oldukça mitleştirilerek anlatılabilecek öyküsü yönetmen Correa’nın ellerinde soğukkanlı ve olgun bir yapıma dönüşüyor.
Denizde İki Yıl (Two Years at Sea)
Yönetmen: Ben Rivers
Deneysel sinemacı Ben Rivers’ın son filmi Denizde İki Yıl, ormanda yaşayan yaşlı bir adamın günlük yaşamından bölümler sunuyor. Antika bir kamerayla çekilen ve negatif üzerinde kare kare oynanarak son hali verilen film, yer yer David Lynch ve Guy Maddin filmlerini hatırlatıyor. Etnik müziklerle örülü stilize görüntüler eşliğinde ilerleyen yapımı deneysel film meraklılarının kaçırmaması gerek.
Empire North
Yönetmen: Jacob Boeskov
11 Eylül sonrası insanların üzerine GPS çipleri saplayarak kolayca takip edilmelerini sağlayan, sahte bir silah tasarlayan Danimarkalı sanatçı Jakob Boeskov Çin’de bir fuarda tanıttığında büyük talep gören “performans ürünü”nü bir adım öteye taşıyarak bir belgesele dönüştürmüş. Kurduğu sahte şirketin adı da olan Empire North, dünyaya distopik ve oyunbaz bir bakış atıyor.
Haftasonu (Weekend)
Yönetmen: Andrew Haigh
Bir gay barda tanışıp geceyi beraber geçiren Russell ve Glen’in bütün bir haftasonu boyunca bol sohbet ve tartışmayla gelişen ilişkisini anlatan Haftasonu, Andrew Haigh’in ikinci uzun metrajlı filmi. İki eşcinsel erkeğin kendileriyle ve toplumla yüzleşmelerine vesile olacak iki gününü bol diyaloglu bir senaryoyla anlatan Haigh, eşcinsel sinemada şu ana kadar oluşturulan bütün stereotipik kodları yıkarak incelikli bir filme imza atıyor.
Kapıları Pencereleri Açalım (Abrir Puertas y Ventanas)
Yönetmen: Milagros Mumenthaler
Locarno Film Festivali’nden hem Altın Leopar hem FIPRESCI ödülleriyle dönen yapım Milagros Mumenthaler’in ilk uzun metraj filmi. Yönetmen kamerasını, her biri kayıp duygusuyla farklı biçimde baş etmeye çalışan üç kız kardeşin ev içi yaşamına çeviriyor. Lucrecia Martel sinemasını hatırlatan Kapıları Pencereleri Açalım festivalin öne çıkan yapımlarından.
Karanlık At (Dark Horse)
Yönetmen: Todd Solondz
Otuzlarında hâlâ ailesiyle yaşayan oyuncak koleksiyoncusu Richard ile ailesinin “karanlık at” diye adlandırdığı Miranda arasındaki aşkı anlatan Todd Solondz’un yeni filmi, yönetmenin diğer filmlerinin aksine tek bir karaktere odaklanıyor. Solondz’un olgunluk dönemi filmi olarak adlandırılan yapımın yönetmenden beklenmeyecek kadar güvenli sularda yüzdüğü söyleniyor. Fakat ne olursa olsun Solondz’un filmini görmek gerek.
Kuralsız Hayat (Si Piu)
Yönetmen: Johnnie To
Bir tefeci, onun hesaplarını yöneten bankacı, tefeciyi öldürme planı yapan bir gangster ve cinayeti araştıran polis memurunun hikayelerini iç içe geçirmeden anlatan film, karmaşık öyküsüne ve hiç dinmeyen temposuna rağmen seyircisini öyküsünün içine çekmeyi başarıyor. Ekonomik kriz sonrası farklı kesimlerden insan portreleri sunan Kuralsız Hayat çok öykülü filmlerde görmeye alışık olduğumuz kadercilikten uzak duruyor ve alt metni sağlam keyifli bir tür filmine dönüşüyor.
Proje Nim (Project Nim)
Yönetmen: James Marsh
Teldeki Adam (Man on Wire, 2008) filmiyle Oscar kazanan yönetmen James Marsh’ın son filmi Proje Nim, işaret dilini öğrenmeye çalışan bir şempanzenin öyküsünü anlatıyor. İnsanların şempanzeye yaklaşımındaki ürkütücü kibri ön plana çıkaran yönetmen, insanın kendini doğadaki konumlandırışı üzerine kafa yoruyor.
Sığınak (Take Shelter)
Yönetmen: Jeff Nichols
Orta Amerika’da kızı ve karısıyla sakin bir banliyö hayatı yaşayan Curtis gördüğü rüyalar sonrası gerçekle halüsinasyonlar arasındaki ayrımı kaybetmeye başlar ve yaklaştığını iddia ettiği fırtınaya karşı bir sığınak inşa etmeye girişir. Amerika’nın ekonomik kriz sonrası yaşadığı paranoyanın mikro bir dışavurumu olarak görülebilecek film, ustalıklı yönetimi ve Michael Shannon’ın performansıyla öne çıkıyor. Jeff Nichols, korku sinemasının bütün kodlarını kullanarak hem başarılı bir tür filmine imza atıyor hem de Orta Amerikalı bir işçi ailesinin travmasını layıkıyla perdeye taşıyor.
* AltYazı dergisinden alıntıdır
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder